Sonuçları görmek ve/veya aramayı sonlandırmak için "esc" tuşuna basın.

Veri Odaklı İçerik Pazarlaması İçin 5 ipucu

21. yüzyıl pazarlama uzmanı olarak verilerin içeriğin pazarlamada önemli bir oyuncudur olduğunu zaten biliyorsunuzdur. Veri, kitlenizin kimlerden oluştuğunu, neleri önemsediklerini ve içeriğimizin kararlarını nasıl etkilediğini anlamamıza yardımcı olur. Tutumlar, ihtiyaçlar ve tercihler değiştikçe tüm noktaları birleştirmemize ve yeni noktalar bulmamıza yardımcı oluyor.

Ancak, içerik pazarlama stratejiniz dahilinde elinizin altında bulunan tüm verilerin avantajlarından yararlanıyor musunuz? Yoksa bazı veriler gözünüzden kaçıyor mu?

TopRank Pazarlama’dan Lee Odden, son zamanlarda veri bilgi içerikli içerik pazarlaması konusunda düşüncelerini paylaştı:

“İçerik söz konusu olduğunda, içerik üreticileri geleneksel olarak bilimden çok daha sanat eseri ve editoryal planlamaya kılavuzluk etmeleri gereklidir. İcra ettikleri sanatı anlamlı hale getirebilmek adına veri kullanmak birçok şirket için gelişmiş bir beceri değildir.”

Yaklaşık 4 sene önce Forrester, şirketlerin elindeki verilerin yalnızca % 12’sini kullandığını paylaşmıştı. Geri kalan % 88 veri kullanılmadığı için herhangi bir değeri yoktur. Ancak, bu yüzdeyi bir kaç puan arttırdıysanız içerik pazarlama çalışmalarınızın ne kadar etkili olabileceğini hayal edin.

Bununla birlikte, veri analiz etme becerilerinizde size yardımcı olmak ve arama, sosyal ve site içi hareketlerinden en iyi sonucu almak istiyoruz. Aşağıda, daha iyi bir veri ile bilgilendirilmiş içerik pazarlama uzmanı olma ve gerçekten içerik performansınızı artıracak Veri Odaklı İçerik Pazarlaması İçin 5 ipucu paylaşacağız.

Veri Odaklı İçerik Pazarlaması İçin 5 ipucu

  1. İçeriklerini Tablo Haline Getirip Bölümlendirin

    Şüphesiz müşterilerinizi, ziyaret ettikleri sayfaları, sitede geçirdikleri süreleri ve sitenizde yaptıkları işlemleri önceden takip etmiş olursunuz. Sonuçta, kitlenizi ve davranışlarını izlemek, Content Marketing 101’dir ancak bu, içeriğinizin ve bunun performansının tam olarak analizini vermez. Gerçekten performansını öğrenmek istiyorsanız oluşturduğunuz içerik türlerini analiz etmeniz ve performansla ilgili bazı sonuçlar çıkarmanız gerekir.

    Yazı uzunluğuna, dönüşüm hunisinin aşamaları, konu, anahtar kelime ve kitleyi etkileyebilecek diğer kategorilere göre tanımlayarak içeriğinizi kategorize etmeye başlayın. Bu bilgileri genellikle içerik yönetim sisteminiz (CMS), içerik pazarlama platformunuz (CMP) veya editör takviminizde bulabilirsiniz.

    Google Analytics ve Google Search Console gibi çeşitli kaynaklardan edindiğimiz verilerle ve TopRank içeriği ile ilgili nasıl ayrıldığımız ve analiz ettiğimiz konusunda bilgi verdik. Bununla ilgili hazırladığımız tabloya göz atabilirsiniz:

    Veri Odaklı İçerik Pazarlaması

    İçeriğiniz bölümlere ayrıldıktan sonra, hangi içerik türlerinin en iyi performansı gösterdiğini görmekle kalmaz, içeriklerin en yüksek performansa ulaştıklarında ve kitlenizin hangi içerik türlerine odaklandıklarını görebilirsiniz. Bir model ortaya çıkmaya başlayınca, içerik düzenlemelerinizi aynı başarıyı tekrarlayabilen öğelerle doldurabilirsiniz.

  2. Sosyal etkinliği ve katılımını takip edin

    We Are Social‘a göre dünyanın 3.7 milyar internet kullanıcısı 2.7 milyar kişi aktif sosyal medya kullanıcısı. Bu rakamlar dünya nüfusunun yaklaşık % 35’inin gittikçe sayısal olarak artış gösteren içerikleri keşfetmesi ve kendi ağlarıyla paylaşması için sosyal medyayı kullanması olarak düşünebiliriz.

    Bunu göz önünde bulundurarak, içeriğinizi dağıtmak için sosyal medyayı kullanmak çok kolay ve zahmetsiz bir yoldur. Bununla birlikte, sosyal ağlar, içeriğinizin beğenileri, retweetleri, paylaşımları, gelen cevapları vb. yoluyla sosyal etkileşiminizi takip etmenizi kolaylaştırır. Fakat kendi sosyal medya profilleriniz ve yayınlarınızı izlemek yeterli değildir. Daha fazla veri bilgisine sahip olan bir içerik stratejisi oluşturun.

    Sosyal medya böylesine önemli bir pazarlama kanalı olduğu için, rekabeti içinde olduğunuz markalar ve sektör liderlerinin de sosyal açıdan rakip olacağını düşünmelisiniz. BuzzSumo veya Follwerwonk gibi araçları kullanarak profillerini ve içeriğini ve kendi içeriğinizi izlemek, hangi içeriğin daha fazla etkileşim aldığını keşfetmenize ve kendi içerik planınızdaki eksikleri tespit etmenize yardımcı olabilir.

    Veri Odaklı İçerik PazarlamasıEn sevdiğiniz takipçilere ve müşterilere, hangi tür içerikten hoşlanacaklarını ve kendi takipçileriyle paylaşımda bulunacaklarını tespit etmek için bir göz atmanız iyi bir yöntemdir. Eldeki bu verilerle, sosyal etkileşiminizi artırmak için daha uygun içerikler oluşturabilirsiniz.

  3. Analiz yapın ve yeni kitle segmentleri oluşturun

    Mevcut kitle segmentleri nasıl oluşturulur? Çoğu zaman demografik veriler temel alınarak hazırlanır. Ancak kitleniz yaşlarına, lokasyonlarına veya cinsiyetlerine göre daha fazla veri analiz edebilirsiniz. Bunlar, pazarlama avantajınıza katkıda bulunanabilecek ihtiyaç sahipleri. Önce onlara ulaşmaya çalışmalısınız.

    Kitle segmentlerinizi, Google Analytics‘in Kitlenin Genel Görünümünün sağladığının ötesinde daha da derinleştirerek müşterilerinize daha alakalı içerik sunun. Örneğin, Google Analytics’inize, sosyal, e-posta ve işlem verilerinizi derinlemesine inceledikten sonra, her birinin dönüşüm hunisinde hangi adımda, hangi içeriğe katıldıklarını, ne yaptıklarını temel alarak yeni segmentasyon gerçekleştirebilirsiniz. satın alınmış, paylaşılmış vb.

    İnsanlar zamanla değişiyor ve hedef kitle segmentleri de zamanla değişmeye mahkum. Belirli ölçütlerle oluşturulmuş yeni kitle segmentleri sayesinde, katılım oranınızı iyileştirmek için kendileri için özel olarak hazırlanmış içerik oluşturma fırsatlarına sahipsiniz.

  4. Neyin değerli olduğunu bulmak için davranış analizi verilerini kullanın

    Bir kampanya oluştururken veya onboarding deneyimi yaratırken, hedef kitlenizde her şeyi kendi bilgi dağarcığına katması olukça cazip gelecektir. Bu şekilde bir karar vermek için bilmeleri gereken her şeye sahipler, değil mi? Bu yaklaşımdaki sorun, “her şey” in muhtemelen onlar için alakalı olmadığıdır.

    Hedef kitlenizin her birinde önemli olanı anlamak için müşterilerinizin geçmiş davranışlarına ve hareketlerine göz atın. Geçmişteki kampanyalarınızı analiz ederken, müşterilerin kullanımdan çıktıkları veya dönüşüm sağladığı ortak bir temas noktası var mı? Eğer varsa neyin katkıda bulunduğu veya bu davranışa neden olduğunu belirlemek sizin görevinizdir. İçerik, zamanlama veya ritim miymiş? Bu uygulama, kitlenizin ne bulduğunu tespit etmenize yardımcı olur ve yalnızca alakalı ve yararlı bilgiler sunan kampanyalar oluşturmanıza izin verir.

  5. İşe yaramayan yöntemleri revize edin ve yeniden kullanın

    Başarısızlık aslında maskelenmiş bir fırsattır. Veri bilgilendirici bir pazarlama uzmanı olmanın bir parçası, neyin çalıştığından ve neyin işe yaramadığından bilgi alabilmektir. Bir yöntem bir kitleye hitap etmiyorsa veya yeterli dönüşümü sağlıyorsa yeniden işleme ve iyileştirme yapmalısınız, bir şeyi atmak ve yeniden başlamak için bir fırsat değildir. İçeriğinizi yeniden gözden geçirin ve yalnızca sürdürülebilir değil, aynı zamanda erişiminizi, katılımınızı ve tamamlanmış harekete geçirici mesajlarınızı iyileştirme şansınızı da kullanın.

    Darmadağın olmuş ya da hedeflediğiniz toplumsal katkıda bulunmayan içerikleri kaldırmak yerine, içeriğinizin hangi bölümünün işe yaramadığını bulmak için verileri daha derinlemesine inceleyin. İçeriğinizi kimse tıklamazsa, sorunun giderilmesi promosyon mesajlarınızı (ör. E-postalar, sosyal mesajlar vb.) veya meta açıklama ve başlık etiketlerini güncellemek kadar basit olabilir. Alternatif olarak,  ziyaretçiler içeriğinizden erken çıkıyorlarsa, ilgi alanlarını artırmak ve okumalarını daha uzun süre tutmak için içeriğinize daha fazla havuç eklemeniz gerekebilir.

İçeriğinizdeki Negatiflikleri Değiştirin

Yukarıdaki maddeleri kullanarak, etkili olan ve olmayan uygulamaları tespit edip pozsyon almanızı sağlayan etkili bir içerik pazarlama stratejisi oluşturmaya başlayabilirsiniz.

Yorumlar

Yorum yap

Bir Cevap Yazın